Araç İncelemeleri   |   2019 Sezonu   |   Konsept Arabalar   |   Basın Duyuruları
Yeni Clio ve Captur E-Tech Hibrit Teknolojisi İle Geliyor
Abone Ol

Renault-Nissan-Mitsubishi ittifakının hibrit hamleleri kendini belli etmeye devam ediyor. E-Tech isimli hibrit teknolojisini yeni nesil Clio ve Captur’da tanıtan Renault, gelecek planlarında iddialı kalmayı sürdürmek istediği aşikar. Bakalım çevrecilikleri ne düzeyde?

 

 

Öncelikle belirtelim ki mevzubahsi geçen iki aracımız 10-19 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilecek Brussels Auto Show’da resmi olarak tanıtılacaklar. Ancak Renault şimdiden hevesli bir şekilde internette araçların gerekli her şeyini bizlerle paylaştı bile. Her ne kadar iki araç da E-Tech takısına sahip olsa da aralarında çeşitli farklılıklar bulunuyor. Mesela Clio’daki hibrit sistemi klasik tipte yarı hibrit (MHEV) iken, Captur daha komplike sistem olan fişli hibrit (PHEV) sistemine sahip. Bu eklemeler ile elbette ki kullanıcıların hibrit sürüş deneyimini pekiştirirken aynı zamanda karbon salınımı azaltacaktır.

 

 

Captur E-Tech PHEV, WLTP ölçümlendirmesine göre karma tüketimde sadece elektrik enerjisi ile 50 Km’lik bir menzile sahip olacak iken şehir içi kullanımda bu değer 65 Km’ye kadar çıkacak. Bu menzillerin sağlanmasında elbette ki 9.8 kWh’lık güce sahip batarya ile komine edilmiş çift elektrik motorunun etkisi büyük. Elektrik motoruna eşlik eden 1.6 litrelik benzinli motor tekerleklere Multi-Mode tipi oransız şanzıman aktarıyor.

Elektrik motorlarından bir tanesi HGS tipi (High Voltage Starter Generator) iken öbür motor tip olarak “Güçlü E Motor” diye geçiyor ve çıkardığı güç en azından şimdilik gizemini koruyor. Renault’a göre elektrik motoru ile F1 tarzı oransız şanzımanın kullanılması hem güç aktarımında kaybı minimize edecek; hem de daha konforlu bir sürüş sunacak. Multi-Mode tipi şanzımanın ayrıca yetenklerinden bir başkası da aracın kalkışı sırasında gücü %100 oranında elektrik motorundan almaya fırsat tanıması.

 

 

Hibrit motoruyla beraber Captur E-Tech, 100 Km’de 1.5 litre yakıt tüketimi ile 34 gram karbon salınımı vadediyor. Elbette bu değerler elektrik motorunun tam randımanlı kullanıldığı durumlar için geçerli. Çevreci Captur’un kendine has bir başka özelliği ise özel Pure Multisense isimli sürüş modları. Özel elektrik modu sayesinde Captur E-Tech, sadece elektrik enerjisi ile hareket edebiliyor. Ya da istenildiğinde özel spor modu sayesinde elektrik motorundan ekstra güç alarak yüksek performans sunabiliyor. Bunu batarya yeterince şarj olduğunda ve gaz pedalına tamamen basıldığında, paralel tasarımlı mühendisliği sayesinde elektrikli motorlar ve benzinli motor birlikte çalışarak yapıyor. Bahsettiğimiz spor modu iki motorun tam gücünü açığa çıkarırken ayrıca E-Save modu ile de elektrik motorun gücü kısıtlanarak asıl güç içten yanmalı motordan çekilir.

 

 

Captur’un küçük kardeşi Clio E-Tech’e bakarsak benzer bir sistem prensibi görmekteyiz. Az önce de belirttiğimiz gibi asıl büyük fark şarj etme mantığında. Captur fişli hibrit (PHEV) iken Clio yarı hibrit (MHEV) teknolojisine sahip. Güç geri kazanımlı frenleme sistemi sayesinde fren yaparken veya yavaşlarken batarya şarj edilebiliyor. Markanın iddiasına göre şehir içi kullanımın %80’inde tamamen elektrik enerjisi ile Clio’yu sürmek gayet mümkün. Yakıt tüketimi ise şehir içi alanlarda dediğimiz gibi içten yanmalı motorda %40 düşüyor. Clio E-Tech, 100 Km’de 100 gram karbon salınımı yaparken sadece elektrik modunda 70-75 Km arası maksimum hıza çıkabiliyor.